"İnsan, bir şiir karşısında bir eşyanın karşısında durduğu gibi duramaz. Neticede insan, eşyayı beş duyusuyla algılar. Beş duyu ise eşyayı dışardan ulaştırabilir. Mesela göz, gösterir, el tutar o kadar... Şiir ise beş duyu ile başlayan yolculukta öteye, esrarlı bir alana yolculuktur. Aslında böyle bir duyarlığı geliştirenler, eşya karşısında da şiir karşısında durdukları gibi dururlar. Eşya da böylesi yaklaşan birisi için bir şiire dönüşür. Bu ise kainat ve varlık kitabını en azından hecelemeye başlamak demektir. "
Salı, Ekim 31, 2006
Şiir Üzerine (11), Mustafa Özçelik
"İnsan, bir şiir karşısında bir eşyanın karşısında durduğu gibi duramaz. Neticede insan, eşyayı beş duyusuyla algılar. Beş duyu ise eşyayı dışardan ulaştırabilir. Mesela göz, gösterir, el tutar o kadar... Şiir ise beş duyu ile başlayan yolculukta öteye, esrarlı bir alana yolculuktur. Aslında böyle bir duyarlığı geliştirenler, eşya karşısında da şiir karşısında durdukları gibi dururlar. Eşya da böylesi yaklaşan birisi için bir şiire dönüşür. Bu ise kainat ve varlık kitabını en azından hecelemeye başlamak demektir. "
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder