Perşembe, Ocak 18, 2007

Eski Çini, Can Bahadır Yüce

aşkları de geçtik, limanlarla
yavaş yavaş kayboldu o 'eski çini'
bir gülün ucuyla örttük, vakitsiz
vedalarla doldurduk hüznün içini

kırık yakamoz, batık kent
kendine çekildi her şey bir bir
su taştı, gök dağıldı... belki de yitik
yalnızlıklar bir limana iy'gelir

şimdi susmak kırılmaktır nedense
yazlar da geçiyor işte ağır aksak
bir gül aynı limanda kaç kere solar?
zaman hâlâ anlatı, hangi rıhtımdan baksak...

Hiç yorum yok: