Salı, Şubat 06, 2007

Kırk Kanatlı Bahçe, Mehmet Şamil

"kül sunarsan gül olur elinde aşk"
kan gibi aşk dedi ve sustu zamanın
/ meşalesinde kalbi
sönen yangın yeri şimdi içimde
vehimlere sarılı kapkara matem
gibi geceye bağdaş kurdum
çekiyorum aşkın imamesinden
durmuyor şiirde durduğu gibi yüreğim
kırk kanatlı bahçemde gül yangını
kendimi arıyorum her hecede sultanım
aynalar ihanet seçmiş yüzüme
yakasında adını unuttuğum mavi sızı
titreyen ateşe dökülüyor içimden
mum alevi sancılarla bezendim
gıcırdayan bir ürperti soluğum
parmak uçlarım mıdır gülüşümü acıtan
eşikte kalan gün
/ âh
merhamet dileniyor mahcupluğumdan
âh demeden ağlayamam
gölgem ayak altında temaşadır sultanım
aşk içinde olmayan cümleleri okumam
tahammül penceresi kapalı sükunetin
korkuyu böldüm orta yerinden
intiharıyla öpüşürken cinnetim
imlasız kalbime zeyl olsun adın
bendim sırtını sessizliğe yaslayan
/ dövünüp yaralı yanlarına ağlayan
hüzün korkuluğumda büyüyen rüya
gibi adasız bir ölüme ağlıyor şahdamarım
beni de gülşenine alırlar mı sultanım
ısıtıyor sanmıştım penceredeki buğu
pervazlarda üşüyen beyaz güvercinleri
ıslak beyaz bir kelebek / gördüğüm benim
sınanmış bir ölüm güzelliğinde
sarsar mı âh deyişim uyuyan her zerreyi
kül rengi dudağımda sıcak bir söz
damlat beni kalbimden şiir diye sultanım

1 yorum:

Adsız dedi ki...

ne güzel bir şiir. siz de benim gibi bu şairi seviyorsunuz sanırım. tekrar okumak hoşuma gitti.