Pazar, Mart 11, 2007

Kanıma Çakal, Zeynep Arkan

ikimiz bir iddia
ikimiz bir infial
ikimiz bir ikilik


dilin kemiği yok gibi.

beni konuşturan sensin işte senin bu iyiliğin hep iyiliğin
vahşi iyiliğin senin, teslim iyiliğin
tartışmasız iyiliğin, taş kesilmiş iyiliğin
baş kesen iyiliğin yok mu bir de


bir güzel sustum kendimle görülmeye değerdi
kendimle dediğim lafın gelişi
seninle ben ikimiz
arasından kelimelerin geçmediği iki ağız
ortasından sanki işgal ordusu geçmiş bir toprağız


kime sorsam elbet görmüştü seni kesenin ağzını açmıştım
bazısı rivayetle konuşur
onlarla bile seni bahis konusu yapmıştım
ne kulplar takıp takıştırdım, nasıl da yakıştılar
sonra bütün çakallar kanımda yarıştılar
.
beni böyle bıktıran kanıma karışan nelerinle
şimdi al git bahaneleri
hırlı huysuz değillemeleri
dillendirmedi beni hiçbir senestezi
hiçbir sözü bölmedi kesilen onca sözüm
ne ki tutulacak söz kaldı mı aramızda


aramızda göğe kaldırılmış bütün duvarlar
ağırdan almalar, güzel havaların pusu
rayları yolundan çıkaran sözün kudreti bitti
biten bir çarpışmanın bütün gerekçeleri
ardımızda kalacak aramızda dağılan
ukde büyüten keklik gibi çoğalacak a canım
keskin nişancı elinde can verme arzusu


beni bırak ben şimdi susmalara
hayıflanıyorum, harfleri koyuyorum, hafifliyorum
iki ölü çıkaramadım şu çıktığım savaştan
nedendir bilmiyorum
esamisi cesametinden önemli bir ölünün
yüzümün karşılığını böylece soruyorum
yaşamak ne ölmek ne
aramızda toplamı olmayan bir şeyin değeriyle


ikimiz dediğim dönüp dolaşıp
sözlerden geçtiğim tutmaktan ellerimi bırakan
bize ne diyecek miyiz dünyaya
bize ne diyemeyiz ama gidersen öleceğim
kimse ölmeyecek elbet
yine de gülünç değil söyleyince.

Hiç yorum yok: